Uzun zamandır memleketten de uzağım dedim ya.
Galiba biraz da ondan bu derdim, dertliliğim.
Hani yabancı olmanın, yaban olmanın ne olduğunu öğrendiğimden belki de.
Hani "benim" dediğin topraktan, kendi isteğinle de olsa ayrılmanın adama koymasından, kursağın kavurgasını aramasından.
Yazın memleketimdeydim. Dedemin mezarını ziyaret etmek istedim, vakit olmadı fırsat olmadı edemedim.
Kimseye de diyemedim ama, koydu. Fena koydu.
Sonra bir de aklıma geldi, dedesinin mezarını ziyaret edecek olsa, kalksa gelse, ziyaret edecek mezarı kalmayan birinin hali.
Düşünün, 2010 yılında, yaşı artık 70'lere yaklaşmış, kendisi "orada" doğmuş ama babasından "bura"yı dinlemiş, sonunda cesaretini toplayıp dedesinin gömüldüğü, babasının çocukluğunu geçirdiği yeri görmeye gelmiş birinin halini, haleti ruhiyesini.
Anlatabiliyor muyum?
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment